Ana içeriğe atla

Kayıtlar

SOCIAL IMPACT OF TECHNOLOGY

    Bir ülkenin nasıl olduğunu anlamak istiyorsak yapmamız gereken iki şey vardır. Birincisi o ülkenin üretimine ikincisi ise o ülkenin teknolojiyi nasıl kullandığını bakmaktır. Çünkü toplumların yansıması hayat tarzlarının aynasıdır. Örneğin bizim ülkemizde Youtube ve Blogspot neredeyse hiç derine girmeden sunulan nedenlerden dolayı kapatıldı ve böylece insanların bilgiye ulaşması bir koldan engellenmiş oldu. Emperyalist güçlerin çıkar çatışması nedeni ile  I. ve II. Dünya savaşları yaşandı. Savaşın çıkmasıyla birlikte iletişimin de gücü arttı. Bu nedenle I. Dünya savaşında telgraf  II. Dünya Savaş’ında telsiz ve II. Dünya savaşının sonunda ise bilgisayar icad edildi. Bunun yanında ilk mobil telefon uygulaması da aynı yıllarda ABD’de de hayatımıza girdi. Buna bağlı olarak hayat tarzlarının hem teknolojinin gelişmesine hem de toplumu değiştirmesinde ve dönüştürmesinde etkili olduğunu söyleyebiliriz. Hayat tarzlarının teknolojiyi geliştirmesine bir ör...

YENİ MEDYA VE YURTTAŞ GAZETECİLİĞİ

Gazeteciliğin derin bir bunalım geçirmekte olduğunu epey bir zamandır duyuyoruz. Üstelik bu kez feryatlar yalnızca bizden değil, dünyanın pek çok yerinden yükseliyor. Amerika’dan, Avrupa’dan benzer sesler duyuyoruz. Alametler çoktan belirdi: Gazeteler kapanıyor, birleşiyor, el değiştiriyor, iflas ediyor. Tirajlar düşüyor, boyutlar küçülüyor, içerikler değişiyor, yepyeni pazarlama yöntemleri deneniyor ama kötüye gidiş bir türlü durdurulamıyor. Belli ki ülkeden ülkeye hastalığın ulaştığı evrelerde farklılıklar olsa da, evrensel bir sendromdan söz ediyoruz. En azından kağıt üzerine düşülmüş mürekkep lekeleri şeklinde üretilen ve fiziksel olarak dağıtılan gazetenin can çekişmekte olduğu kanısı yaygın. Gazetelerin öldüğü, daha doğrusu özgür ve bağımsız gazetelerin yurttaşları sürekli biçimde bilgilendirmediği bir dünyada, “bilgiye donanmış yurttaşlar”ın varlığını şart koşan demokratik sistem ayakta kalabilir mi? İzlediğimiz ve okuduğumuz haberdeki tek düzelik, halkın savunucusu ...

SOSYAL MEDYANIN GÜCÜ

New York Times yazarı Thomas L. Friedmann The World is Flat kitabında küreselleşmenin siyaset, ekonomi ve teknoloji açısından aşama aşama anlatırken kitabına çok güzel bir isim vermiş aslında: Dünya Düzdür. Dünya’nın coğrafi olarak kutuplardan basık, ekvatordan şişkince ve küre şeklinde olduğunu biliyoruz fakat teknolojide, haberleşmede, pazarlamada Dünya internetin ve haberleşme teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla (2G,3G,4G) düz bir hale geldi. Artık saat farkı bile olmaksızın istediğimiz kişiyle görüşebiliyoruz, istediğimiz ürünün lansmanını istediğimiz ülkeye internet yoluyla yapıyoruz, üstüne üstük başka ülkelerdeki taşeron firmalara kendi işimin bir kolunu yaptırabiliyoruz. İnternetin yaygınlaşması hayatımıza yepyeni bir olguyu getirdi: Sosyal Medya. İnternetin yaygınlaşmasıyla birlikte insanlar saatlerce bilgisayarlarının başından kalkmıyor üstüne üstük teknolojinin gelişimiyle çıkan tablet bilgisayarlar ve smart phonelarla birlikte internetin taşınabilir halinden de yararl...

3G TEKNOLOJİSİ HAYATIMIZA NASIL GİRDİ VE 4G NE ZAMAN GİRECEK? APPLE’IN BAŞARISININ SIRRI NEDİR?

3G Teknolojisi hayatımızın neredeyse tümünü kaplamış durumda. Evde, işte, okulda, izlediğimiz televizyonda bile bazı canlı yayın bağlantıları 3G ile yapılıyor. Bilim adamlarına ve teknolojik gelişmeleri yakından takip eden insanların öngörülerine göre yakında 3G teknolojisi ve onun ilerleyen versiyonları ile evimizin banyosundaki aynadan bile günlük hava durumunu, yol durumunu, arkadaşlarımızın sosyal medyadaki girdilerini görebileceğiz. Şuanda 3G teknolojisi bu yapıyı destekler durumda ve bu yapı hayatımıza girebilir fakat kapitalizmin bu teknolojiden önceki teknolojilerden kazanç sağlaması gerekiyor. Peki 3G nedir ve biz bu teknolojiye nasıl geçtik? İlk mobil telefon uygulaması 2. Dunya Savaşı’ndan itibaren ABD’de hayatımıza girdi. Onu hayatımıza sokabilmemiz uzun bir zaman aldi. Çok basite indirgedigimiz şeyler global haberleşmenin çesitli formlara sokulması için bir çok aşamalardan geçti. İlk mobil telefon uygulamasının başladığı yıllarda onu hayatımıza sokmamız uzun zaman alırke...

TARAFTAR, POLİS VE ÖĞRENCİ

Önceki akşam Beşiktaş - Bursaspor maçında olanlar sporun artık sanıldığından daha büyük bir güç olduğunu ortaya koydu. Önceki yazılarımda 'holiganizm'den bahsetmiştim. İletişim öyle bir şey ki "senin ne söylediğin önemli değil; karşı tarafın ne anladığı önemli". İşte medya tam da bunu yapıyor. Bunun en büyük nedeni medya taraftarı çok iyi tanıyor. Kanıtlanmış verilere göre insanlar duygularıyla karar verirler. Beynin rasyonel tarafı ancak olgulara, olaylara bir tanım koyabilir. Taraftarın duygularıyla hareket edeceğinden emin olan medya yarattığı canavarı yine o canavara gazete sayfalarından, televizyon haberlerinden, sosyal medyadan yine ona gösteriyor. Spor artık öyle bir güç ki polis bile onu durduramıyor. Bir tarafta Beşiktaş- Bursaspor maçından 2 gün önce aynı yerde sesini duyurmak için anayasal hakkını kullanarak eylem yapan öğrenciler diğer tarafta ise hiç bir hakkı olmadan karşı takımın taraftarına saldıran holigan taraftarlar. Öğrenci anayasal hakkını kullana...

BU ALEMDE ÇARŞI BEŞİKTAŞ' A KARŞI

Medya bir canavar yarattı. Onun adı TARAFTAR. "Sevinmek için sevmedik biz seni, sen yenilmişsin umurumda değil ki." Bu Beşiktaşlı tarafların sözüdür. Bu söze gönülden inanırlar(dı) ve yenilgi sonrasında suratları düştüğünde kendilerini böyle avuturlar(dı). BU ARTIK EN BUYUK YALAN HALINE GELDI. Beşiktaş - Konyaspor maçında Holosko başta olmak üzere bütün futbolcuları yuhalandı. Şimdi yazarlar çıkmış şundan söz ediyor: Futbolcuları protesto eden BJK taraftarı haklı mı? Taraftar ne ile coşar? Galibiyetle. Taraftar neye sinirlenir? Yenilgiye. O zaman taraftar ne için maça gider? Eğlenmeye. Eğlenemeyen taraftar ne yapar? Agresifleşir. Taraftar haklı. Spor zeki, çevik, ahlaklı değil. Spor'da "adil" olma gibi bir kavram da yok. Spor öyle bir hal aldı ki iddaa olmasa spor bitecek duruma geldi. Taraftar para veriyor bilet alıyor, para veriyor iddaa oynuyor, para veriyor forma alıyor sonra maçta futbolcular iyi oynamadığı için "yuhaladılar" diye suçlu muamelesi ...

FUTBOL? ZEKİ, ÇEVİK, AHLAKLI?

Neden Beşiktaş'lısın, Fenerbahçe'lisin, Galatasaray'lısın, Trabzonspor'lusun (...) ? - Renklerine gönül verdim. - ........ olunmaz doğulur. - Kanımı akıtsam ..... - ..... akar benim. Diye düşünüyorsan yanılıyorsun. 1990'lı yıllardan sonra The World is Flat (Dünya Düzdür) kavramı artık Türkiye içinde geçerli oldu. Bir oda büyüklüğündeki bilgisayarların pc ye dönüşmesinden ve internetin TR de yangınlaşmaya başlamasından sonra Dünya'nın öbür ucundaki bir haberi saniyelik farklarla öğrenebilmeye, aradığımız her türlü bilgiye sadece bir kaç tık ile ulaşabilmeye başladık. Bu küreselleşmeden spor da, sporcu da, taraftar da payını aldı. Mesela spora bahisin girmesiyle beraber bu işten çok büyük paralar dönmeye başladı. Rıdvan Dilmen'in iddaa bayisi olması, Şansal Büyüka'nın internette bahis sitesine sahip olması tesadüfi değildir. Medya'nın bu büyük pastadan nasıl yararlandığını bu küçük örnekten görebiliriz. Eskiden spor zeki, çevik ve ahlaklıydı.Şimdi ise ...